29.11.12

Sonunda...

Merhaba sevgili okur, 
Yine yeniden merhaba,

Bir süre önce adımı soyadımı Google'dan arattığımda bloğumun adımla eşleştiğini gördüm. Oysa ben adımı belki ama soyadımı "zinhar" kullanmıyorum bloğumda... Nereden eşleştirdi, nasıl anladı bir süre ben anlamadım... Dedim ki Google'ın işine akıl ermez ve kabullendim. 

Bir kaç gün sonra bir de fark ettim ki, ben  yanlışlıkla Google+ denen sosyal zımbırtıya üye olup sosyalleşmeye başlamışım. Amman ne güzel dedim, bir orası eksikti kendimi göstermediğim :)

Neyse sordum soruşturdum, önce + şeysini iptal ettirdim. Ama Google unutur muuu, unutmaaaaaaz... Bir türlü adımla bloğum arasındaki bağı koparamadım. Derken bloğa da girmez oldum...

Günler, aylar, yıllar geçti sevgili okur. 
Son yazdığım yazıyı okudum. Hala o kıza öfkeliyim. Görsem selam bile vermem... Sonra önceki yazımdaki P hala canım :)

Hala görüşmek istediğim ve bir türlü görüşemediğim canım arkadaşlarım var, mesela U ve R. Ah, taşınacaklardı işte karşımıza... Ne de güzel olacaktı. Olmadı, neyse.

Ofis hala devam ediyor, hatta giderek daha yoğunlaşıyor. Tahtaya vuralım, dilimizi ısıralım, popomuzu kaşıyalım ve bilimum şeyler yapalım... Eski işimden neden ayrıldım diye 1 kere bile sormadım kendime... Yaptığım en doğru seçimdi sanırım...


İşte böyle...
Tekrar yazmaya başlamak güzel.
Acaba hala beni takip ediyor musun sevgili okur?
Küsmezsin sen, biliyorum ben...
Daha sık uğra artık sesteş günlere.. Yazıyorum ben yine...
Müziklerimle ve resimlerimle
I am back ;)

14.6.11

Sinirden Beynim Gözlerimden Fırlayacak Sevgli Okur!

Neler olduğunu maalesef açıklıkla anlatamayacağım sevgili okur ama son 2 günde çok net öğrendiğim şeyler:
  1. İş yerinde aynı kademede ya da altında çalışan hiç kimseye "eşitlik" martavalı okuma, onları ez, süründür. Yoksa er ya da geç onlar seni süründürür. 
  2. Birisi işsiz diye üzülmeyeceksin. İşsizse bir sebepten dolayı işsizdir. O sebepten dolayı, sen de onu işe alma, sebebi bilmesen bile. 
  3. Kişi doktora yapmış, hayatının yarısından çoğunda mesleğinin eğitimini almış olabilir. Ben böyle birisinin işsiz olmasının sebebini Türkiye'nin kötü şartlarına bağlamıyorum artık. Bunun sebebi o kişinin içinde saklı eminim!
  4. Tekrar söylüyorum, iş yerinde eşitlik diye bir şey yoktur. Kimseye talep etmediğini verme, hatta talep ettiğini de verme.
  5. Sadece kendi çıkarını düşün.
  6. İyi olma, hatta düşüncesiz ve kaba ol.
Allahııııııııııııııım o kadar sinirliyim ki!

11.6.11

Bu Makaleyi Neremden Yazsam Acaba?

Sevgili Okurum,

Farkındaysan yazma sıklığım arttı birden bire. Neden acaba :)

Çünküüü yine bir ödev hazırlamam gerekiyor.
Bu seferki bir makale olacak.
Şimdiye kadar bir makale yazıp da bir hocanın "çok güzel olmuş P. eline sağlık" dediği olmadı hiç. Aldığım geribildirimler daha çok
  • "İşkembeden tartışma yazmışsın!" 
(yanda bir işkembe görüyorsun sevgili okur, insanda bulunmayıp efendim, sığır hayvanında, koyun hayvanında, kısacası geviş getirenlerde bulunan bir organmış kendsi Yenen otlar ilk burada birikiyormuş. 
Geribildirimden sonra merak ettim baktım. Yükseklisans öğrencisiyim sonuçta, araştırmak için yanıp tutuşuyorum o dönemde!)
  • (Ve daha az yaratıcı bir geribildirim olan) "Hiç mi makale okumadın!" 
yönünde oldu.
Bunları diyen sayın profesör hoca (İ.D.) dediğinde ben 24 yaşındaydım.
Şimdi oldum 28.
O zamandan beri hiç kalkışmadım akademik bir şey hazırlamaya, zira ağzımın payını almıştım. Şimdi katıldığım ve 3. senesine kadar sağ sağlim gelebildiğim eğitimde bakalım ne geribildirimler alacağım yazımla ilgili (börkenek, kırkbayır vs...)

Umarım blog yazmak, yazma kapasitemi artırmıştır.

Şimdi bir müzik çalayım ve çalışma isteği içime dolsun!
Kendime bir güven gelsin!
Tüm makaleler kaymak gibi okunsun, kitap bölümleri nehir gibi aksın gözlerimin önünden...
Makalem şelale gibi patlasın!
Hadi bakalım :)




"P meets the Darth Vader"
May the force be with you, P...


1.6.11

Yuppiiii

Amanınlaaaar...
Aylardan sonra ilk defa tekrar bloğuma gireyim dedim. Hiç umudum yoktu gireceğimden...
Açıldı ama!
Bir sevindim bir sevindim anlatamam sana sevgili okur...
Nicedir bakmıyordum, umudumu kesmiştim blogpspottan. Haberlerini bile takip etmiyordum artık...


Sevgili okurum,
Günlerdir ne kadar hastayım anlatamam.
Ateşim ilaçlara rağmen inmedi 38'lerden...
Yutkunmadan yaşamak o kadar zormuş ki, oof of çok yoruldum a dostlar..
Bugün biraz daha iyiceyim neyse ki..
Azıcık daha düzeyeim son zamanlarda olan olaylarla geri dönneceğim, söz!
:)

3.12.10

P. için...






Cancağazım P'nin doğumgünü bugün sevgili okur :)
Makus talih, görüşemeyeceğiz bugün onunla...O yüzden bu yazı ve bu müzik benim ona hediyem...

Bak sana kısaca P'yi anlatayım...
P çıtı pıtı, tini mini, tatlı mı tatlı, şirin mi şirin bir hatun. Sanırım  27'sine giriyor bugün.
  • Çok komiktir P. Sıkıntılı bir durumu öyle bir anlatır ki gül gül ölürsün. 
  • Biraz kaygılıdır ama onun kaygılarını dinlemek sıkmaz bunaltmaz beni. Aksine çok yakın hissederim kendimi. 
  • Heyecanlıdır ve sakindir ve konuşkandır ve sessizdir - kutupları yoktur dengededir :))
  • Arkadaşlarını çok  sever, ilişkilerine önem gösterir. 
  • İnce düşüncelidir. 
  • Anlayışlıdır.
  • Tatlıdır.
  • Süprüzlüdür, hiç sıkılmazsın yanında.
  • Son ana bırakır çoğu şeyi, benim gibi :)
  • Mesleğinde çok başarılıdır ayrıca ;)
  • Sesteş Günler'i yakından takip eder, müziklerini çok sever...
Two to Tango albümünü sevmiş, aramış, bulamamış...
Albümün en eğilenceli şarkısı P için çalıyor bugün!

İyi ki varsın! İyi ki çıktın karşıma :)
Seni çooooook seviyoruuumm!!