Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6.4.10

Tembellik



Çalışmada tembel, 
Yaşamada da tembelse o kişi tembeldir
Değilse iş başkadır.
Ö. Asaf





Bir süredir düşünüyorum. Ya ben tembelsem? Ya işimden memnun olmamamın sebebi benim aslında tembel olmamsa? Ya yeryüzünde hiçbir şey yapmamak dışında beni mutlu edecek bir iş yoksa? Paniğe kapılıyorum... 

Ama sonra diyorum ki "yaşarken de tembel değilim ki canım..."
Özdemir Asaf'a göre işin başka olduğu kısımdayım. Biraz rahatlıyorum. İnsan hayatının her anında üretken mi olmalı sevgili okur? Biraz zoraki de olsa ben hayır diyorum. Sen de hayır de. Ama sen içten, inanarak de. Bana da sık sık hatırlat, hatta bağıra bağıra hatırlat...
Gün olur devran döner nasıl olsa...
Üretmeyişin de tadını çıkarmak istiyorum, öğretebilecek olan beri gelsin sevgili okur!

23.12.09

7.4.09

...








I'm sorry
When something is missing
When something is broken
I get the blame
It seems as if I'm always blamed
So I
Apologize -
Feeling angry
And humiliated
But not a bit
Sorry.

Cindy Herbert - I See a Child

9.7.08

İlk Yudum


Akşam oldu hüzünlendim ben yine
Hasret kaldım gözlerinin rengine
Gel mehtabım, gel sevgilim gel yine
Hasret kaldım gözlerinin rengine...

Müzeyyen Senar'ın sesinden bu şarkı ne zamandır aklımda dolaşıyor. O kadar ki dün en sonunda gidip CD'sini edindim. Şarkıyı dinlerken bir sürü anı canlanıyor gözümde. Bir tanesi var ki, o güne, o zamana geri dönebilmeyi çok çok çok isterdim.

18-19 yaşlarımdayım. Yazın. Ailecek tatildeyiz. Datça'da olma ihtimalimiz yüksek. Son yıllarda çok popüler olan günlük tekne turlarından birini itina ile seçmişiz... İtina ile diyorum çünkü o tip turların, tekne çok kalabalık olduğunda ve müzik niyetine beyinde ve duygularda geçici veya kalıcı hasar yaratabilecek şeyleri, kulaklarda geçici veya kalıcı hasar yaratabilecek kadar yüksek sesle çaldıklarında tadı tuzu kaçıyor. Neyse, 8-10 kişilik teknemizde hafif bir müzik eşliğinde oturup teknenin çıkardığı köpükleri izlerken babam oturuyor karşıma. Avcunda taze bademler, elinde bir kadeh rakısı var. Keyifli keyifli çalan müziğe eşlik ediyor "kadifeden kesesi, kahveden gelir sesi, oturmuş kumar oynar, ah ciğerimin köşesi"... O kadar keyifli ki ortak olmak istiyorum ve önce bademlere sonra elindeki kadehe uzanıyorum. İlk yudum rakıyı öyle içiyorum. Hep rahatsız olduğum anason kokusu hoşuma gidiyor bu sefer, bir yudum daha alıyorum ve sonrasında da ilk kadeh rakımı...

Şimdi bakıyorum da o gün büyümüşüm ben. O gün değişmiş zevklerim... Keyif yapmayı ve bunun "önemini" o gün fark etmişim. Sonucu değil süreci sevmeye o gün başlamışım.

Peki neden bu anıyı hatırlıyorsun diye sorarsanız, cevabı yok... Belki de yoğun tatil ihtiyacındandır... :) Belki de babamı çok özlediğimden...

6.7.08

4.7.08

Masuzcuktan

Mesela

Sen bir su birikintisiymişsin.
Benim de yolda yürürken senin üzerinden geçmem gerekiyormuş,
Ama basınca,birden içine düşüyormuşum,
Meğer çok derinmişsin!
Sonra her yerim
SEN
oluyormuş!

ya da
Mesela
Sen bir bulutmuşsun,
Ama bembeyaz
Ve yumuşacık
Ve çok dolgun.
Ben de bir çocukmuşum,
Trambolinde zıplayan.

Ama huysuz
Ve huzursuz
Ve yaramaz.
Zıp zıp zııııp
Diye zıplayınca göğe uçuyormuşum,
Senin yanından da geçip.
Düşerken de tam kucağına oturuveriyormuşum!
Sonra her yerim
HUZUR
oluyormuş!
pH
17.10.2bin6