1.12.09

iiiis - tiiiii - yoooo - ruuuum


İstifa etmek istiyorum.

Bunu yaptığımı o kadar çok hayal ediyorum ki... Ne derim mesela? İşleyişten, sorunlardan bahseder miyim? Yoksa etliye sütlüye karışmadan, "burayı çok (!) seviyordum ama daha çok kazandıran bir iş buldum" mu derim? İlk kime söylerim? Kızarlar mı? Zorluk çıkarırlar mı? Üzülürler mi? Yoksa umursamazlar mı?

Peki sonra ne olur? Yeni iş bulur muyum? Memnun, mutlu olur muyum? Param düzenli ödenir mi? Ya da para kazanır mıyım? Yoksa ben zaten her işte mutsuz olan birisiyim de henüz fark etmedim mi? Pişman olur muyum? Ya şimdiye kadar istifa etmediğime pişman olursam? Vakit kaybediyorsam?

Bir hocam evli kişilerin sevgilisi olanlarla ilgili bir benzetme yapardı. Onun kadar akıcı olmasa da dilimin döndüğünce anlatayım.

Evli birisiyle berabersen hep gizlenirsin. Eşi ya da bir tanıdık görecek diye sokakta el ele dolaşamazsın. Onunla bir gün evleneceğini, birlikte çocuk büyüteceğini hayal edemezsin. Kapalı kapılar ardında, gizli saklı yaşanır ilişki. Hayali kurulan özgürce, gizlenmeden yaşanan bir ilişkiyse eğer; memnun olunmayan, eksik kalan bir şeyler hep olacaktır. Kişi bu eksikliğin farkında olarak, huzursuzluğunu hissederek yaşar. Mutlu değildir. Ama ayrılmaz da...

Sanki yıllar önce çok beğenilerek alınmış fakat artık dar gelen bir ceket gibi. Bu ceket giyilemez, dardır çünkü. Ama atılmadığından yeni ceket alınamaz. Koyacak yer yoktur ya da " Zaten şu zaman aldığım, kumaşı şöyle güzel, rengi böyle güzel ceketim var, onun gibisini bulamam" denir. Bu şekilde yıllar çooook güzel olan ama dar gelen bir ceketin ihtiyacı karşılaması beklenerek geçer. Yenisi aranmadan, fırsatlar değerlendirilmeden...

Ayrılınmayan işler ve sevgililer gibi...

26.11.09

Self & Other




There is no "self" without "other".
Just as darkness is defined in contrast to light
So the self is defined
And distinguished from that
Which is not-self.
Perls, 1978

23.11.09

Neden Böyle Oluyor?


Gerçekten bir cevap arıyorum...
Neden böyle oluyor?

Oysa ki bir ay öncesinden biliyordum bir ödev hazırlamam gerektiğini. Ama bir satır bile okumadım. Bununla kalmadım, okuduğum romanı da hiç elime almadım. Bununla da kalmadım, hazırlamayı planladığım bilgilendirme broşürlerine de başlamadım.

Ödev teslimine bir hafta kala roman okumaya başladım. Çok heyecanlı bir yere geldi, ama vaktim yok şimdi de onu okumaya.

Ödev teslimine üç gün kaldı, masanın başına oturdum. Bilgilendirme broşürleri için taslak oluşturmaya başladım. Kitap bölümleri işaretliyorum, oralardan beğendiğim yöntemleri birleştirmek ve yazmaya başlamak istiyorum. Ama vaktim yok şimdi bunları yapmaya.

Uyuduğum 6 saati çıkarırsak 9 saattir masanın başındayım ve hala başlamadım ödev için makaleleri okumaya... Ya da daha kötüsü, henüz ne okuyacağımı bile bilmiyorum...

Neden böyle oluyor?
Bazen kendime sinir oluyorum!

13.11.09

Kapatma

7 aydır yazmıyormuşum. 4-5 tane taslak vardı, yazmaya başlayıp sonra tamamlamadığım ya da beğenmeyip yayınlamadığım.

Yine yazıp beğenmeme olasılığım yüksek.
O yüzden bir şey anlatmayacağım.
Sadece bir giriş yapıyorum.

Bu arayı kapatma yazısı.
Kapatıyoruuuum,
Kapattım!

7.4.09

...








I'm sorry
When something is missing
When something is broken
I get the blame
It seems as if I'm always blamed
So I
Apologize -
Feeling angry
And humiliated
But not a bit
Sorry.

Cindy Herbert - I See a Child